DOMUZ GRİBİ DEZENFEKTE EDİLİRKEN NE KULLANILMALIDIR...

Bugün tüm Türkiye'de okullar domuz gribi önlemleri nedeniyle dezenfekte edilebilmek için tatil...

Peki gerek okullarda gerek diğer toplu alanlarda kullanılan dezenfektanlar ne derece etkili? Bu dezenfektanları seçerken nelere dikkat etmeli? Okullarda kimyasal öldürücü dezenfektan kullanılması doğru mu? El yıkamak ne kadar etkili? Yüksek Ziraat Mühendisi Derya Ulaşoğlu dezenfektanlarla ilgili soruları yanıtladı...


Domuz gribi H1N1 virüsüne etkili ruhsatlı dezenfektan var mı?
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri onaylı 254 adet dezenfektan olmasına rağmen bunlardan hiçbiri H1N1 virüsüne etkili değildir.

Okullarda masa ve sandalyelere kadar kimyasal öldürücü dezenfektan kullanılması doğru mu?
Kesinlikle doğru değil. Neticede bunlar kimyasal olduğu için risklidir. Diyelim ki ruhsatlı ürün olsaydı uygulamadan bir süre sonra masa ve sandalye üstü durulanmalıydı. Normalde bu durum üründen ürüne de değişebilir.

Okullarda ve toplu taşıma araçlarında (otobüs ve metro) kullanılan dezenfektanlar için uzun süre etkili olduğunun söylenmesi dışında ilaçlanmış yüzeyde mikrobun yaşamadığı söyleniyor. Doğru mu?
Bu söylemlerin tam yetkili ağızlardan söylenmesi (genel müdürler ve müdürler) satan firmalar tarafından yanıltılıklarını düşündürüyor. Halkın da yanıltılması yanlıştır. Bu tür dezenfeksiyonlarda ilaçlama kelimesi kullanılmamalıdır.’İlaçlama’ böcek ve kemirgen için kullanılması doğrudur. Bu iş için doğru kelime ‘dezenfeksiyon’dur.

Dezenfektan seçiminde neye dikkat edilmelidir?
Milli Eğitim Bakanlığı ve Belediyeler ve Valilikler Sağlık Bakanlığı’ndan doğru bilgi aldıktan sonra uygulamaya geçmeliydi. Kendi web sayfalarında okulları aydınlatmalıdır. Neticede ’H1N1’e onaylı dezenfektan yok hijyen tedbirlerine odaklanmalıyız , bu her zaman gereklidir’ demeliydiler. Ayrıca otobüs şirketlerinin de yanıltıldıklarını düşünüyorum. Neticede insan sağlığı söz konusudur.

Kimyasal ile dezenfekte yaptıranlar ne yapmalıydı?
Kendilerine satış yapan firmalara kesin inanmak yerine ürünün MSDS (Emniyet Data Sheet)’ini ve ‘ürün etiket bilgileri’ istenmeliydi
. Ayrıca sağlık bakanlığı onaylı pest kontrol firmaları (ilaçlama firmaları) ile çalışmalıdır.İl sağlık müdürlüğünden de bilgi alınmalıydı. Dezenfektana giden paralar hijyen eğitimine harcanabilirdi. En azından zarardan dönmekte faydadır. Kullanım talimatlarına da uyulmalıdır.

1 ÖLÇEK ÇAMAŞIR SUYUNA 9 ÖLÇEK SU YETERLİ

Sizin dezenfekte öneriniz nedir?

El hijyeni en önemli konudur.Temizlik yaparken normal temizlik malzemeleri kullanılabilir. Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Sn.Seracettin Çom’un çamaşır suyu önerisi ve verilen hazırlama oranına sonuna kadar katılıyorum Riskli, sık kullanılan noktalarda (kapı kolu, uzaktan kumandalar, telefon, masa vs.) hypoklorit (çamaşır suyu ) solüsyonu kullanılabilir. CDC’(Amerika Enfeksiyon Hastalıkları Merkezi)ye göre de 1 ölçek çamaşır suyuna 9 ölçek su kullanılmalıdır. Durulanmadan önce bir süre beklenmelidir. Çamaşır suyu solüsyonu diğer virüsler içinde önerilmektedir. (Mesela kemirgenlerin yaydığı hanta virüs)

Genel temizlik zaten rutin olarak yapılmalıdır. Bunların olağanüstü uygulama olarak gösterilmesi düşündürücüdür. Belediyelerin akşam saatlerinde yollara yığılan çöp yığınlarına da çözüm bulması gerekmektedir. Bu görüntüler çok sayıda ilçe belediyesinde göze çarpmaktadır. Bunların olağan durum olarak kabUllenilmesi yanlıştır. Tüm kesimler zararlı virüs taşıyan kemirgenlere karşıda önlem almalıdır. Kırık löğar kapakları tamir edilmelidir. Kemirgen kontrolü sağlık bakanlığı onaylı firmadan alınmalıdır.

El sanitasyonu için ne önerirsiniz?
Alkol bazlı el antiseptiği önerilebilir. Bunların da sağlık bakanlığı onaylı olanları tercih edilmelidir.

El yıkama konusuna değinebilir miyiz?
El yıkama gelişmiş ülkelerde en fazla virüslere karşı en fazla vurgu yapılan konudur. Hatta Amerika’daki ‘Sabun ve Deterjan Derneği’ 20-26 Eylül,2009 ‘da ‘El Yıkama Haftası’ düzenlenmiştir. Ne yazık ki gelişmiş ülkelerden farklı olarak bizde kazanda su kaynatarak banyo yapan kesim çoğunluktadır. İnsanların yaşam şartlarının iyileştirilmesi gerekmektedir. Sabun ve tuvalet kağıdı alamayacak büyük bir kesim vardır.

Hangi durumlarda el mutlaka yıkanmalıdır?
Her fırsatta yıkanması uygundur.
a)Yemek hazırlamaya başlamadan önce
b) Yemek öncesi ve sigara içtikten sonra
c) Tuvalet kullanım sonrası
d) Hayvana dokunduktan sonra
e) El kirli olduğu düşünüldüğünde
f) Öksürme,hapşırma sonrası

Dezenfekte ve temizlik elemanları nasıl korunmalıdır?
Kimyasal ile dezenfekte yapanlar tyvek tulum ve özel maske takmalıdır. Bu kurala her zaman uyulmadığı görülmektedir. Ev temizliği yapanlar tek kullanımlık eldiven kullanmalı ve sonrasında atmalıdır. Bu sıklık birden fazla olabilir. WC için bu çok önemlidir.

Korunma için siz ne yapıyorsunuz?
Hijyene dikkat etmenin yanında hergün koltuk altından ateş ölçülebilir. Ateş 38.5’a çıkmışsa hastaneye gitmeyi düşünürüm. Elimi ağız ve gözüme götürmemeye de dikkat ediyorum. El sıkışmak istemesemde çoğunlukla insanlar’ bir şey olmaz korkma deyip elimi sıkmaktadır’
Bu konuda örnek olmaya çalışıyorum. En çok şikayetçi olduğum konu insanların öksürürken ve hapşırırken bırakın peçete ile ağızlarını kapatmayı elleri ile bile kapatmamalarıdır. Sonrasında elini zaten yıkamalıdır.
Yollara tüküren insanlarda yoğunluktadır. Bu konuda da eğitim uygulamaları okullar başta olmak üzere her kuruluşta hijyen kapsamında olmalıdır.

(Habertürk)

Domuz gribi bilinen sayının on katı

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Gaye Usluer’den korkutan bir açıklama geldi.

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi ve Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlığı Derneği (EKMUD) Başkanı Prof. Dr. Gaye Usluer, domuz gribinde ülkedeki toplam olgu sayısının 3 bin civarında olduğunun söylendiğini, ancak tahminlerine göre gerçek rakamın bunun en az 10 katı düzeyinde bulunduğunu söyledi. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Ana Bilim Dalı Başkanı da olan Prof. Dr. Usluer, Türkiye’de Domuz gribi olan hasta sayısının ne kadar olduğunun şu anda tam olarak bilinmediğini belirtti. Domuz gribine bağlı olarak yaşamını yitiren kişilerin sayısının 40 olduğunu ifade eden Prof. Dr. Usluer, şunları kaydetti:

“Bir hafta önce olgu sayısı çok arttığı için Sağlık Bakanlığı artık tek tek olgu bildiriminde bulunulmasının doğru olmadığı kanaatine vardı. Ancak geçen hafta ortalarında toplam olgu sayısı arttı. Domuz gribinde ülkedeki toplam olgu sayısının 3 bin civarında olduğu söyleniyor. Bizim tahminimize göre gerçek rakam bunun en az 10 katı. Buradaki hızlı artışa dikkat etmek gerekir. 8 Ekimde Sağlık Bakanlığının internet sayfasında bu hastalıktan dolayı yaşamını yitiren kişi sayısı bir olarak görülüyordu. Yaklaşık bir ayda bu rakam 40′a çıktı. Hızlı bir artış var.”

“40′A YAKIN KİŞİ YOĞUN BAKIM DESTEĞİ ALIYOR”
Prof. Dr. Usluer, yakın temas halinde oldukları Ankara’daki eğitim hastanelerinin neredeyse tek baktıkları hastaların grip hastaları olduğunu belirterek, sadece enfeksiyon hastalıkları kliniği değil, göğüs hastalıkları, kulak, burun, boğaz kliniklerinin de bu hastalarla dolu olduğunu bildirdi. Bir eğitim hastanesinde 4 Domuz gribi hastasının solunum cihazına bağlı olduğunu öğrendiğini vurgulayan Prof. Dr. Usluer, şöyle devam etti:

“Türkiye’de yaşamını kaybeden hasta sayısı kadar çok kişi yoğun bakım desteği alıyor. Yaşanan salgın sadece bizim ülkemizi değil, tüm dünyayı ilgilendiriyor. Salgının olduğunu kabul etmeliyiz, ancak panik yapmak yerine doğru yöntemlerle bunu kontrol altına almak gerekiyor. Doğru yöntemlerin başında korunmak geliyor. Burada esas korunma yöntemi aşılamadır. Sağlık Bakanlığı tarafından risk grupları için aşı alındı. Sağlık personelinin aşılanması bir haftadır devam ediyor. Medyadaki bilgi kirliliğinin önüne geçilip en etkili korunma yöntemi olan aşı yapılmasının yaygınlaştırılması gerekiyor. Aşılamanın yapılması özellikle risk grupları için önemli. Bunun yanı sıra kalabalık ve kapalı alanlarda fazla bulunmamak, hastalanınca bir hafta toplum içine çıkmamak gibi önlemler de önemli. El yıkamak çok önemli. Elimizi yıkayamadığımızda korunma jellerini kullanabiliriz.”

“HASTALIK NEDENİYLE YÜZDE 12 ORANINDA İŞ GÜCÜ KAYBI VAR”
Usluer, hastalık nedeniyle yüzde 12 oranında iş gücü kaybı olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: “Aşılanmanın önemi burada ortaya çıkıyor. Hasta kişiler hastaneye yatmayabilir, evde geçirmek isteyebilir. Yoğun bakım gerekmeyebilir. Her hasta ölmüyor, bu bir gerçek. Ölmesin de ancak yüzde 12 oranında bir iş gücü kaybı var. Salgın ne kadar büyürse o kadar kişi okula, işe gidemeyecek. Bu da ülke ekonomisini olumsuz etkiler. Siyasetçileri aynı zamanda toplum liderleri olarak görüyorum. Olumlu ya da olumsuz çıkacak her söz toplumu o söz doğrultusunda etkiler. Bu nedenle çok dikkatli konuşmak gerekiyor. (Aşılanacağım) derken de (aşılanmayacağım) derken de… Ben bu olaya siyasi ya da politik açıdan değil bilimsel açıdan bakılması gerektiğini düşünüyorum.” Sağlık Bakanlığının bu aşının alınmasına karar verirken Bilimsel Danışma Kurulu oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Usluer, “Aşının koruyuculuğuna inanan bir kişiyim. Tek başına alınmış bir karar değil. Bu karar Dünya Sağlık Örgütü’nün hedeflerine uygun bir karardır. Kaldı ki basında çıktığı gibi Türkiye bu aşının denendiği bir ülke değil” diye konuştu.

80 BİN KİŞİ AŞILANDI
ABD’nin, Kanada’nın, Batı Avrupa ülkelerinin de aralarında bulunduğu 18 ülkede nüfusun tamamının aşılanacağını bildiren Usluer, “Bizim gibi ekonomik olarak daha sıkıntılı, aşı konusunda dışarıya bağımlı pek çok ülkede ise risk grupları aşılanacak. İsveç’te 1,6 milyon kişi bizdeki aşının aynısıyla aşılandı. Şu ana kadar ciddi hiçbir yan etki görülmemiş. Türkiye’de de 80 bin kişi aşılandı, ciddi bir yan etkiden bahsedilmemektedir.

Domuz Gribi Tedavisi Var mı?

Domuz gribi günümüzde bir saglın ve bunun bir ilacı varmı herkes merak ediyor olsa gerek..

Evet. Domuz gribinin tedavisi veya bu hastalıktan korunmak için doktor kontrolünde kullanılabilecek ilaçlar var.

Bu ilaçlar doktorlar tarafından önerilmedikçe, reçetesiz olarak kesinlikle kullanılmamalıdır.

Bu ilaçları bilinçsiz bir şekilde kullanmak yan etkilere neden olabilir.

Lütfen kendi kendinize teşhis koymayın.

Bir şikayetiniz var ise bırakın teşhisi doktorunuz koysun, kontrolünüzü yaptırın,

Ben hasta olmam ‘ veya Ben kesin hasta oldum ‘ gibi teşhisler koymayınız, Mutlaka doktora görününüz.

DOMUZ GRİBİ HAKKINDA KESİNLİKLE BİLİNMESİ GEREKENLER.

Domuz gribi nedir?
Domuz gribi, A (H1N1) tipi virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan viral bir hastalıktır. Hastalık ilk kez Meksika ve ABD’de görülmüş ve daha sonra birçok ülkeye yayılmıştır.

Bu yeni H1N1 virüsü neden” domuz gribi olarak adlandırılmaktadır?
Bu virüse “ domuz gribi” denmesinin sebebi, domuzlar arasında görülen grip virüslerine çok benzediğinin gösterilmiş olmasıdır. Bu yeni virüs insan, domuz ve kuş virüslerinin bir karışımıdır.

Domuz gribi (A/H1N1) virüsü bulaşıcı mıdır?
Domuz gribi A(H1N1) virüsü bulaşıcıdır ve insandan insana geçmektedir.

Domuz gribinin (A/H1N1) belirtileri nelerdir?
Domuz gribinin belirtileri, insanlarda görülen grip belirtilerine benzerdir. Bunlar:
Ateş,
Öksürük,
Boğaz ağrısı,
Yaygın vücut ağrısı,
Baş ağrısı,
Üşüme ve
Yorgunluk
gibi belirtileri içermektedir. Bazı vakalarda kusma ve ishal de görülebilmektedir.

Domuz gribi (A/H1N1) nasıl bulaşmaktadır?
Domuz gribinin de yine mevsimsel griple aynı şekilde yayıldığı düşünülmektedir. Grip virüsleri insandan insana öksürük ve hapşırma yoluyla bulaşmaktadır. Grip virüsü bulaşan bir yere dokunulduktan sonra, eller ağız ya da buruna götürüldüğünde de hastalık bulaşabilir.

Sulardan domuz gribi (A/H1N1) virüsü bulaşabilir mi?
İçme, kullanma ve havuz sularıyla bulaşma gösterilmemiştir.

Domuz gribini tedavi eden ilaçlar var mıdır?
Evet. Domuz gribinin tedavisi veya bu hastalıktan korunmak için doktor kontrolünde kullanılabilecek ilaçlar mevcuttur. Bu ilaçlar doktor tarafından önerilmedikçe, reçetesiz olarak kesinlikle kullanılmamalıdır.

Hastalığa yakalanan kişiler ne kadar süreyle bulaştırıcıdır?
Kişiler, belirtilerin başlamasından bir gün öncesi ve 7 gün sonrasına kadar bulaştırıcıdırlar.

Daha çok hangi yüzeyler bulaşma kaynağıdır?
Öksürük ve hapşırma yoluyla, hasta kişinin tükürük zerrecikleri havaya yayılarak sandalye, masa gibi yüzeylere bulaşabilir. Kişi virüsün bulaştığı bir yere dokunduktan sonra ellerini ağzına, gözlerine veya burnuna sürerse virüs bulaşabilir. Bu yüzeylerde virüsün ne kadar süreyle canlı kalabileceğini etkileyen ısı, nem oranı, yüzey niteliği gibi pek çok faktör söz konusudur. Hasta kişinin temasının olduğu bu yüzeylere dokunulmamalı, herhangi bir sebeple dokunulduysa eller yıkanmalıdır.

Ev ve eşyaların temizliğinde nelere dikkat etmek gerekir?
Grip virüsünün yayılmasını önlemek için, yüzeylerin (masalar, kapı kolları, banyo yüzeyleri, mutfak tezgahı, oyuncaklar vb) günlük temizlikte kullanılan deterjanlarla temizlenmesi yeterlidir. Günlük kullandığımız temizlik maddeleri dışında klor, hidrojen peroksit, iyotlu antiseptikler ve alkol gibi bazı kimyasal maddeler de etkilidir.

Hastalara ait çarşaf, çamaşır, havlu ve kap kacağın ayrı olarak yıkanmasına gerek yoktur. Ancak, bu eşyalar yıkanmadan başkası tarafından kullanılmamalıdır. Bu çarşaflar mümkün olduğunca elle temas edilmeden taşınmalı ve yıkanmalıdır. Hastanın çarşafları, çamaşırları değiştirildikten sonra eller mutlaka sabunlu suyla yıkanmalıdır. Hastaya ait kap kacak ya bulaşık makinesinde ya da elde deterjan kullanılarak yıkanmalıdır.

Domuz gribinden kendimi nasıl koruyabilirim?
Halen domuz gribinden koruyucu bir aşı bulunmamaktadır.
Aşağıdaki önlemleri alarak sadece gripten değil; grip gibi solunum yoluyla bulaşan tüm hastalıklardan kendinizi koruyabilirsiniz:

  • Öksürme ve hapşırma sırasında ağzınızı ve burnunuzu bir mendil ile kapatınız. Mendilinizi kullandıktan sonra çöp sepetine atınız.
  • Öksürdükten ve hapşırdıktan sonra ellerinizi bol sabun ve suyla yıkayınız. Alkol içeren el yıkama antiseptikleri de etkilidir.
  • Kirli ellerinizle gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmayınız.
  • Domuz gribine yakalanırsanız, belirtilerin başlamasından 7 gün sonrasına ya da belirtilerinizin tamamen geçmesinden bir gün sonrasına kadar evde istirahat ediniz.
  • Hastalığın bulaşmaması için çevrenizdeki kişilerden uzak durunuz.
  • Bulunduğunuz mekanı sık sık havalandırınız.

Hastalıktan korunmak için ellerimi nasıl yıkamalıyım?
Ellerinizi 15-20 saniye süreyle su ve sabunla yıkamalısınız. Su ve sabuna ulaşamadığınız yerlerde alkol içeren el antiseptikleri kullanabilirsiniz. Şekillerle el yıkamayı görmek için tıklayınız.

Hastalanırsam ne yapmalıyım?
Domuz gribi şüpheli bir kişi ile temastan sonraki 7 gün içinde kendinizde yukarıda sıralanan hastalık belirtileri olduğunu hissederseniz hemen bir doktora başvurmalısınız. Doktorunuz herhangi bir teste ya da tedaviye ihtiyacınızın olup olmadığına karar verecektir.
Eğer hastalandıysanız veya hastalık belirtilerini gösteriyorsanız evde istirahat ediniz ve çevrenizdeki kişilerden de onlara bulaştırmamak için uzak durunuz.

Erişkinlerde acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir?
Zor nefes almak veya nefes darlığı
Bilinç bulanıklığı
Sık ve uzun süreli kusma

Çocuklardaki acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir?
Hızlı veya zor nefes alma
Vücutta solgunluk ya da morarma
Beslenememe
Uyarılara cevapta azalma ve uykuya meyil
Huzursuzluk
Ateşle beraber döküntü görülmesi.

Domuz gribi aşısı yaptırmalı mı?

500 bin dozluk domuz gribi aşısı Türkiye’ye geldi. Ankara ve Diyarbakır’da görülen vakalar yüzünden bazı okulların tatil edilmesiyle paniğe kapılan vatandaşlar, doktorların ağzından çıkacak kelimelere bakıyor

PROF. DR. SERHAT ÜNAL Bağışıklık sistemizayıfa öneririm
DOMUZ gribi binde 1-1.5 öldürüyor. Şu haliyle mevsimsel gribe göre daha az tehlikeli gibi düşünülmemeli. Bir virüsün tehlikesini, ne kadar sıklıkta görüldüğü ve ne kadar çok öldürücü olduğu belirler. Domuz gribi az öldürüyor ama çok sık görülüyor. Virüsün çok hızlı yayılması halinde kısa sürede, başta sağlık çalışanları olmak üzere çok kişiye bulaşmasıyla ciddi iş gücü kaybına, tedavi için ekonomik zarara, eğitim sisteminde aksamalara yol açacaktır. Domuz gribi aşısını da aynı mevsimsel aşı da olduğu gibi, ‘65 yaş üstü bağışıklık sistemi zayıflamış olanlara, karaciğer, böbrek, kalp yetmezliği çekenlere, kanser tedavisi görenlere’ yapılmasını öneriyoruz. Yumurtaya alerjisi olanlar yaptırmamalı. Mevsimsel aşı olanlar aynı zamanda domuz gribi aşısı da yaptırabilirler.

DOÇ. DR. ÖNDER ERGÖNÜL Soğukkanlı olun DSÖ’yü dinleyin
BİR sağlık çalışanı olarak bu aşıyı vurulmam gerekiyorsa vurulurum, hastalarıma da tavsiye ediyorum. Muhtemel bir salgında sağlık çalışanları aktif çalışmak zorunda. Üç günlük iş güç kaybı sıkıntı yaratacağından, bu hizmetlerin aksamaması için aşı olmak isterim. Evet kafa karışıklığı var, ancak soğukkanlı olmayı öneriyorum. Çünkü Dünya Sağlık Örgütü’nü rehber alıyorum. Bu kurumun belirlediği risk gruplarına tavsiye ediyorum. Kamuoyunda DSÖ’ye ve ilaç firmalarına yönelik eleştiriler var. Şu ana kadar gördüğümüz bilimsel verilerin içinde olumsuz bir şey yok. Kahve sohbeti yapar gibi karşı çıkılması kafaları karıştırıyor. Hastalıkla ilgili paniğe yol açacak açıklamalar yapılması da doğru görmüyorum. Bilimsel araştırmaların azlığı ifadesi, kobay olacağız gibi söylemler de yanlış.

PROF. DR. AHMET R. KÜÇÜKUSTA Çok yeni, yan etkileri şüpheli
OTUZ seneden beri uygulanmakta olan grip aşılarının etkinliği bile ciddi şekilde tartışılırken, henüz çok yeni üretilen bir aşının ne derece etkili olacağını bilmek mümkün değil. Her sene olağan gripten 250 bin -500 bin insan ölürken, domuz gribinden bu güne kadar ölen insan sayısı sadece 4 bin 500. Aşının çok kısa sürede üretilmiş olması ve katkı maddeleriyle ilgili yan etki ihtimalleri de hesaba katılmalı. Grip aşısına veya domuz gribi aşısına karşı değilim. Ben gerekliliği, etkinliği kesin olarak bilinmeyen ve yan etkileri konusunda şüpheler olan aşılara karşıyım. Olağan grip aşısını da etkinliği konusundaki kesinliği hakkında emin olmamakla birlikte ağır kalp, şeker, böbrek, KOAH hastalarına, bazı kan hastalığı ve bağışıklık yetersizliği olanlara tavsiye ediyorum.

PROF. DR. MUSTAFA BAKIR Tehlikeyi görmek lazım, yaptırılmalı
BİR hekim olarak kendim de domuz gribi aşısını vurulacağım, çocuklarıma da yaptıracağım. Domuz gribi mevsimsel gribe oranla 5-10 kat daha fazla ölüme yol açıyor. Eğer kronik hastalığı varsa kişide ölüm oranları daha da yükseliyor. Biz Dünya Sağlık Örgütü’nü örnek alıyoruz. DSÖ, daha önce dünya medyasında çıkan haberlerin yanlış olduğunu açıkladı. Karşı çıkanlar önce DSÖ’nün sitesine girip oradaki bilgileri okusun. Sadece antikor geliştiriyor demek yalan söylemektir. Bütün dünyada ülkeler aşıyı harıl harıl yaparken, bunları tartışmak yanlış. Bu aşıda kullanılan adjuvanlar, 50 yıldır çocuklara kullanılan aşılarla benzer maddeler içeriyor. Yakın tehlikeyi görmek lazım. Ben bu yüzden hastalarıma vurulmalarını tavsiye ediyorum.

‘Termal kameralar’ artık önemini yitirdi
TÜRK Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği üyeleri yaptıkları bir toplantıyla domuz gribinden korunma ve yapılması gerekenler konusunda bir rehber belirledi. Buna göre, bu süreçte öncelikle yapılması gerekenler şöyle:

l Termal kameralar önemini yitirdi. Artık havalimanlarından kaldırmalı.
l Yurtdışından gelenlerin doldurması istenen formlar da tıpkı termal kameralar gibi gereksiz..
l Öksürürken ve hapşırırken ağzınızı ve burnunuzu kapatın. Kullandığınız mendilleri hemen çöpe atın.
l Ellerinizi sabunlu suyla yıkayın. Su ve sabun bulamazsanız alkollü temizleyiciler kullanın. ‘El hijyeni’ uyulması en önemli kontrol önlemlerinden biridir..
l Ellerinizi ağız ve buruna götürmeyin. Virüs bu yolla yayılabilir.
l Çevrenizdeki hastalardan uzak durun.
l Hastalanınca vakit geçirmeden doktora başvurun. Mümkünse okula ve işe gitmeyin.

DOMUZ GRİBİ VE KAYSERİ

Kayseri'de domuz gribi şüphesi
25 Mayıs 2009 Pazartesi 13:03
İngiltere'de işçi olarak çalışan ve yıllık iznini geçirmek için bir hafta önce memleketi Kayseri’ye gelen gurbetçide domuz gribi şüphesi.

ngiltere'de işçi olarak çalışan ve yıllık iznini geçirmek için bir hafta önce memleketi Kayseri’ye gelen gurbetçi, domuz gribi şüphesiyle hastaneye yatırıldı.

Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gelen adı açıklanmayan gurbetçiyi, muayene eden doktor hastanın yurtdışından gelmesi ve yüksek ateşli olmasından dolayı domuz gribi şüphesiyle gözlem altına alınmasına karar verdi.

Hastanenin intaniye servisine yatırılan gurbetçiden, alınan örnekler incelenmek üzere Ankara’ya gönderildi.

DOMUZ GRİBİ OLUNCA ATEŞİ KESİNLİKLE DÜŞÜRMEYİN

Domuz gribinden korunma yolları!
14 Ekim 2009 Çarşamba 14:36
Domuz gribi yeniden hortladı. Ankara'da bir okul bir hafta tatil edildi. İşte domuz gribinin belirtileri ve korunma yolları;

DOMUZ GRİBİ BELİRTİLERİ

-Yüksek ateş,
-Göz çukurlarında da hissedilen şiddetli baş ağrısı,
-Boğaz ağrısı,
-Öksürük,
-Genel vücut ağrısı,
-Halsizlik, bitkinlik, üşüme şeklinde...

Bazı domuz gribi vakalarında kusma ve ishalin, ağır vakalarda pnömoni, solunum yetmezliği ve bazen de ölümün görülebildiğine vurgu yapıldı.

Ancak Türkiye'deki son vakada yüksek ateş görülmedi. Domuz gribine yakalanan çocuğun sadece burun akıntısı vardı.

VİRÜS NASIL BULAŞIYOR?

-En yaygın olarak solunum yoluyla bulaşıyor.
-Virüsü taşıyan kişi öksürüp hapşırırsa, 4 metreye kadar hiç temas etmeseniz bile size bulaşabiliyor.
-Havaya saçılan partiküller havada uzunca bir süre kalabiliyor ve bunların solunmasıyla solunum yoluyla kişiye geçiyor.

DOMUZ ETİ GÜVENLİ Mİ?

Domuz gribinin, usulüne uygun hazırlanan domuz eti veya diğer domuz ürünlerinin yenmesiyle bulaştığına ilişkin bulgunun olmadığı ve virüsün, 70 derece ısıtılınca öldüğü bildirildi.

NASIL KORUNACAĞIZ?
GRİP OLUNCA ATEŞİ SAKIN DÜŞÜRMEYİN!